fusun-uygur

Fotoğraf ve sanat bir tutkudur.

Yaşam karmaşık ve  çaba gerektiriyor. Bazen yaşam mücadelesinden yorulmuş oluyoruz. Nefes almamız gerekiyor. Nasıl mı? Sevdiğimiz işlerle uğraşarak. Spor, müzik, bilim, sanat ve fotoğraf gibi şeylerle uğraştığımızda yorulmayız, yaşamdan zevk alırız yani yaptığımız iş yorucu olsa bile bunu hissetmeyiz. Tabii herkesin ilgi alanı, hobileri başka. Benimki fotoğraf. Daha önceleri resim, tablolar ve minik biblolar yapmayı da severdim, Leonardo da Vinci ve Michalengelo’nun vazgeçmez hayranlarıydım (halen öyle)  ancak  fotoğraf eğitimi almak için güzel sanatlar fakültesine girdiğimden beri bunlara bir de vazgeçilmez bir sanat ilgisi eklendi.

Fotoğraf ve sanat bir tutkudur.  Sanat sadece belli bir kesim için değildir, sanat herkes içindir. Karl Marx’ın inancı ve söylemlerindeki gibi ”Herkes sanatla ilgilendiğinde (işçiler, emekçiler dahil) toplumlarda sorunlar çözülmüştür.” gibi düşünürsek sanat heryerde var ise sadece toplumlarda değil tüm Dünyadaki sorunlar  çözümlenmeye yaklaşmış olmayacak mı? Herhangi bir şekilde sanat yaparsanız hele ki kavramsal sanat ise yaptıklarınız, her ne ise resim, heykel, dijital, pandomim, performans, tiyatro, sinema vs ve tabii ki çektiğiniz fotoğraflarla da anlatmak istedikleriniz birilerine bir şekilde dokunacaktır.

Her şeyi dümdüz de anlatabiliriz ama sanatla anlatmak daha çarpıcı olmaz mı?