fusun-uygur

Taksim Meydanında Sosyal Mesafe

Taksim Meydanı’nda Sosyal Mesafe Geçtiğimiz yıl Dünya, hiç aklımıza gelmeyen aslında her zaman yeryüzü için tehdit olabilecek bir salgın ile bir virus hastalığıyla karşılaştı. Bir anda sağanak yağmur gibi tüm dünyayı etkisi altına aldı ancak henüz geçip gitmedi. Biraz şiddetleniyor biraz hafifliyor ama etkisi altındayız. Yaşamlarımız değişti. Ekonomik sıkıntılar, artan yaşam mücadelesi, ülke yönetimleri tarafından uygulanan, tekrarlayan sıkıcı uygulamalar yanında pek çok insan aile bireylerini ve arkadaşlarını kaybetti. Ortada bir parçalanmışlık var. Bir kaosun, bir karmaşanın içindeyiz. Etrafımızı net görememeye ve yakın geleceğimiz hakkında net düşünememeye başladık. Sanırım şu an Dünya’da herkesin kafası karışık . Bu salgınının oluşturduğu işsizlik, parasızlık, hastalık korkusu, kayıplar dışında yaptığı çok önemli bir etki de insanları birbirinden koparması oldu. Bir yıl öncesine göre dünyada her şey çok değişti. Arkadaşlar, akrabalar bir araya gelemiyor, toplantılar yapılamıyor, eğitim ve çalışma hayatı evden ilerliyor. Belki de en önemlisi insanlar çocuklarıyla, anne babalarıyla ve torunlarıyla görüşemiyorlar. Aynı evde yaşayan insanlar bile birbirlerinden uzak kalma ihtiyacındalar. Meydanlar insanların binlerce yıldır sosyalleştiği alanlar. Eğlenceler, siyasi etkinlikler, protestolar, gösteriler meydanlarda gerçekleşti. Aynı zamanda meydanlar toplumun göstergeleri olan alanlar. Ülkemizde Taksim Meydanı en tanınan meydanımız. Sürekli değişen uygulamalara maruz kalan bu karmaşık meydan, pandemi sırasında da çok sayıda insana ev sahipliği yaparken bu kalabalık ve hareketliliğe rağmen insanlar sosyal mesafe içindeler ancak aslında bu mesafe tam da her gün söylenen fiziksel mesafeyi kasteden sosyal mesafe değil… Bu sosyal bir kopuş. İnsanların toplumdan ve diğer insanlardan kopuşunu Taksim Meydanı’nda ön plandaki tek insanın, arka plandan kopuşu ve diğer insanlardan daha uzak duruşuyla anlatmak istedim. Çalışmamda diğer figürlerin boyutunun yalnız olan insana yakın ya da eşit olmamasına dikkat ettim. Çok kez gittiğim Taksim Meydanı her zaman aşırı kalabalıktı ancak bir gittiğimde insanlar yalnızlaşmış gibiydi ve o sırada yağmurun başlaması bana bu salgının da bir sağanak gibi başlamasını ve bizlerin aramızdaki ilişkileri parçalamasını, yeni pandemi dünyasındaki gerçeği daha çok hissettirdi.

İnsanlar toplumdan kopmuş yalnızlaşmışlardı. Acaba bu bir başlangıç mı diye düşündüm. Dünya daha farklı bir yere dönüşmüştü.

Sanırım bundan böyle daha yalnızız… FU (03/02/2021)

Bu bir fotoğraf projesidir ancak bu fotoğraflar hepsi birbirini tamamlıyor yani 360 derecelik bir alanı gösteriyor. O andaki meydanın gürültüsünü de üzerine eklediğim ufak bir videom da mevcut, izleyebilirsiniz.

Sayfadaki fotoğraflar küçük bireylerin seri halinde birleştirilmiş görünümleridir.

Paylaş: